Mühendislerin Mutlaka Okuması Gereken 24 Kitap
Haberler / / Tem 15, 2016

Kişisel bir görüşümü beyan ederek başlamak isterim. Belki görüş yerine hissediş de denebilir. Her neyse. Günlük ekmek, su, nutella gibi temel ihtiyaçlarımı karşılandığım gibi kitap okumazsam bir şeylerin hep eksik kaldığını hissederim. Böyle hissettiğimden her hafta kitap alıp evimin en baş köşesine yerleştiririm. En baş köşesi derken kütüphanem oturma odasında ve oturduğumda tam karşımda duruyor. Aslında bir odam boştu ama orayı çocuk kaptı. Doğrusu annesi bana bırakmadı. Neyse evleneceklere duyurulur kütüphane istediğiniz yere yapılmasına izin verilmiyorsa bir şey yapmayın-isteseniz de yapamıyorsunuz zaten-. Hocamın bir lafı ile bu girişi bitirmek isterim: “daimi mutluluk için koşulsuz itaat şarttır.”
Giriş tamamlandıktan sonra mühendislik ve kitap ilişkisine geçelim. İlk paragrafta dediğim gibi kitap hayatın içinde olan bir şey. İnsan onunla ruhsal ve zihinsel eksiklerini giderebiliyor. Şimdi burada bir ara paragraf açmak isterim. Ben kitap olarak belirtiğim durum film, müzik, resim vb. araçlar ile de gerçekleştirilebilir. Bu kişiyle ilişkili olarak değişebilir. Düşüncelerimi böyle ifade ettiğimde arkadaşlarım “film bak onunla da oluyor” diyorlar. Ben de her seferinde olur tabi ki ama hangi tür filmler ile olacak dediğimde -ki kimse sevmez böyle arkadaşı- gidip Abbas mı izleyeceğiz diyorlar.(Abbas Kiyarüstemi). Böyle devam ediyor tartışmalar neyse ki ortak filmler bulabiliyoruz. -Tabi burada belirtmek isterim hepsine bir Abbas izletmişliğim var :)- Bu yazının düzenlenmesini üstlenen ben Abbas izleyen bir üniversite öğrencisinin yorumunu eklemeden geçemiyorum: “hayatımın en uzun 90 dakikasıydı.”
İlk iki paragrafı biraz lakırdı ile geçirdik. Asıl konumuza gelelim. Abbas iyidir adamdır izleyin. Neyse tekrar dönelim :). Burada listelediğimiz çeşitli kitaplar var. Bunlar başlıkta da belirtiğimiz gibi dikkat çekebilecek kitaplar. Belki birçoğunu okumuşsunuzdur. Belki daha fazlasını okumuşsunuzdur.-Bu durumda benimle paylaşırsanız çok sevinirim.-Kitap seçerken kendimi tutamadım ve bu iş için ne kadar felsefe varsa koymaya başladım. Tabi arkadaşlar “hop dedi ne yapıyon başlığa bak koyduklarına bak” demelerine aldırmayarak birkaç kitap koydum. Tabi bir önceki paragrafta belirtiğim gibi bunlar dikkat çekebilecek kitaplar. Bunlar dışında bir araba kitap bulunabileceğine inanıyorum.
Kitapları seçerken.. örnek ile devam edelim. Tübitak’tan birkaç kitap koyduk. Fakat Tübitak’ın birçok kitabı gerçekten çok güzel. Bir de fiyat politikasını her zaman takdir ettiğim bir yayınevidir. Bir de çok güzel çocuk kitapları var. Bu zamana kadar alamadım. Çocuğu bekliyorum gelsin bir alıp hepsini ilk ben okuyacağım :). Diğer taraftan Alfa, Domingo, Say, NTV gibi yayınevlerinin bilim içerikli çok kaliteli eserleri de bulunuyor.
Kaç paragraftır kitapları seçerken ne yapmak istediğimi anlatamadım. Ayrıca da cümleleri çok uzattım. Neredeyse bir sayfaya ulaştım. Konuya girelim. Kitaplar ilk olarak hackerlik üzerine okumayı seveceğiniz birkaç kitap sıraladık. Ardından Big Bang, Kuantum ve evren üzerine, biraz daha güncel olan Google ve Steve Jobs konulu ve bilim tarihi üzerine birkaç kitap seçtik. Bunların dışında biraz bilimsel bilginin eleştirisi mahiyetinde birkaç kült-bu kelimeyi hep sevmişimdir- eser listeye ekledik. Kitaplar hakkında temel bilgiyi ise tanıtım yazılarından alıntı yapmakla yetindik.
Son paragraf olarak da bu kitaplar bir çerçeve değil ana tabloda sadece birkaç noktadır. Bu kitaplar dışında sıralanacak birçok kitap da bulunmaktadır. Bizim burada belirttiklerimizin dışında sizin de büyük bilim tablosuna anlamak için dikkati çekebilecek kitapları paylaşırsanız çok müteşekkir oluruz.
1. Aldatma Sanatı, Kevin D. Mitnick, ODTÜ Yayıncılık
Kitap listemizin ilklerinde ilk bilgisayar korsanlarından Kevin D. Mitnick kitapları yer almaktadır. Kitap içeriğine geçmeden önce Kevin D. Mitnick ile ilgili vikipedi bilgisini aktaralım:
“Kevin David Mitnick(d. 6 Ağustos, 1963), ilk bilgisayar korsanlarından olup en meşhurudur. 15 Şubat 1995’te FBI tarafından yakalanmıştır. Fujitsu, Motorola, Nokia ve Sun Microsystems gibi şirketlerin bilgisayar ağlarına izinsiz girmekten suçlu bulunarak 5 yıl hapis cezası almıştır. Cezası 21 Ocak 2000’de, bilgisayarlara yaklaşma yasağı 21 Ocak 2003’te bitmiştir. Günümüzde, beyaz şapkalı bir bilgisayar korsanı olarak güvenlik danışmanlığı yapmakta ve dünya çapında kongrelere katılmaktadır.
Mitnick, fotoğrafı FBI’in “En Çok Arananlar” listesinde yer alan ilk hacker olarak kayıtlara geçti ve neredeyse listeden hiç eksik olmadı. “İflah olmaz bir suçlu” olan çocuk ruhlu Mitnick “Sanal Dünya’nın Kayıp Çocuğu” olarak da tanındı.”
“Antivirüs yazılımları, yazılım ve donanım temelli güvenlik sistemleri, kameralar, manyetik kartlar vs… bunların hiçbiri, devletlerin, şirketlerin ve şahısların bilgi güvenliğini garanti edemiyor.
Bilgisayar korsanlığı (hacker’lık) suçundan hapse giren, dünyanın ilk dijital suçlusu Kevin Mitnick, bilgi güvenliği konusuna artık diğer cepheden bakıyor: Dünyanın en pahalı güvenlik sistemlerinin basit birkaç telefon konuşmasıyla ve bilgisayar klavyesine bile el sürmeden nasıl alt edilebileceğini gösteriyor; bilgi güvenliği sürecinin iyileştirilmesi için alınması gereken önlemleri sıralıyor. Bu, bir sihirbazın göz yanılsaması oyunları değil, tescilli bir toplum mühendisinin tecrübelere dayanan tavsiyeleri.
Elektronik posta kullanıyorsanız, internete giriyorsanız, bilgisayar aracılığıyla alışveriş ya da bankacılık işlemleri yapıyor ya da herhangi bir şekilde bilgisayar ağları üzerinde kişisel bilgilerinizi tutuyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.
Şirketinizin yeni geliştirdiği ürünler hakkındaki bilgileri rakiplerinizin, sizin ruhunuz bile duymadan ele geçirmelerini istemiyorsanız; ya da milyonlarca müşterinin kimlik ve hesap bilgilerini tutan bir finans kuruluşunda çalışıyorsanız, kesinlikle toplum mühendisliğinin ne olduğunu ve nasıl zararlar verebileceğini bilmelisiniz.
Aldanmamak için aldatma sanatının inceliklerini öğrenmelisiniz…
Unutmadan; bankalardan ya da resmî kurumlardan geliyormuş gibi görünen ve sizden, kişisel bilgilerinizi, banka hesap bilgilerinizi ve şifrelerinizi “güncellemenizi” isteyen e-posta iletilerine, bu kitabı okumadan sakın itibar etmeyin! Çünkü bu tür dolandırıcılık teşebbüslerinin foyası bu kitapta meydana çıkarılıyor…”
2. Sızma Sanatı, Kevin D. Mitnick, ODTÜ Yayıncılık
“Rahat koltuğunuzda otururken, bilgisayar suçlarının engel tanımaz dünyasına gireceksiniz. Mitnick bize, her biri gerçek bir bilgisayar korsanıyla gerçek bir saldırı hakkında yapılmış on çarpıcı bölüm sunuyor. Bilgi güvenliğine ilgi duyan herkesin okuması gereken bir kitap.”
– Tom Parker, Global InterSec LLC Bilgisayar Güvenlik Analisti ve kurucusu
“Bu yasadışı eylemlere harcanan olağanüstü zekâyı düşününce hayrete düşmemek elde değil. Bir de bu dahiler becerilerini iyi işler için kullansalar, neler yapabilirlerdi hayal edin. İster eğlence, isterse eğitim için olsun, bu kitabı tavsiye ediyorum.”
– About.com
“Nihayet birisi bilgi güvenliği ihlallerinin gerçek sebeplerine eğiliyor – aptal insanlar . . . Mitnick . . . ‘toplum mühendisliği’ işinin usta numaralarını ortaya koyuyor ve bunları nasıl savuşturabileceğimizi gösteriyor.”
– Stephen Manes, Forbes
“Bir yetenek gösterisi; eski usul yaltaklanmalar ve ileri teknoloji becerileri sayesinde herkesten her türlü bilginin nasıl sızdırılabileceğine dair öyküler dizisi. Eğlence bakımından, bir düzine polisiye hikâyenin dönüm noktalarını birbiri ardına okumak gibi.”
– Publishers Weekly
3. Kablolardaki Hayalet, Kevin D. Mitnick, Pegasus Yayıncılık
“Kevin Mitnick gelmiş geçmiş yakalaması en zor hackerdı. Dünyanın en büyük şirketlerindeki ağlara ve bilgisayarlara ulaştı – ve yetkililer ne kadar hızlı olursa olsun, Mitnick hep daha hızlıydı. Telefon santrallerinde, bilgisayar sistemlerinde ve cep telefonu ağlarında koşturup durdu. Durdurulamaz olarak görülüyor, her zaman üç adım ilerde gidiyor ve yıllarca sanal âlemi boydan boya kat ediyordu.
İmkânsızı başarmak için duyduğu açlıkla, Mitnick güvenlik sistemlerini aştı ve Motorola dâhil dünyanın en büyük teknoloji şirketlerine kök söktürdü. Ancak FBI çevresini sardıkça, kaçmaya başladı. İçinde bulunduğu sofistike kedi-fare oyunu onu farklı kimliklere, şehirlere ve kıl payı kurtulacağı maceralara sürükledi – en sonunda onu ne pahasına olursa olsun durdurmaya yemin etmiş Federallerle karşılaşacaktı.
Kablolardaki Hayalet, gerilim, heyecan ve inanılmaz bir kaçışın gerçek hikâyesini anlatıyor; yaratıcılığı, yetenekleri ve azmi peşindeki yetkililere işlerini sorgulatacak bir vizyonerin portresini sunuyor. Etkileri halen daha süren, bilgisayar güvenlik endüstrisinde köklü değişikliklere sebebiyet veren bir yaşam.”
“Mitnick bilgisayar kodlarını kırmayı banka soygunları kadar ilgi çekici bir şekilde anlatıyor.” NPR
“Son derece akıcı bir kitap… Mitnick hack maceralarını ve FBI’yla oynadığı kedi fare oyununu detaylarıyla anlatıyor.” Very Short List
“Kablolardaki Hayalet Mitnick’in FBI’ın en çok aradığı hackerken kaçak olarak yaşadığı yılları anlatan merak uyandırıcı bir hikâye. Mitnick’in hayatı, herhangi bir Hollywood filmi kadar heyecan verici.”Jeff Eastin
4. Hackerler, Steven Levy, ODTÜ Yayıncılık
“Steven Levy bu klasikleşmiş kitabının 25. yıl baskısında, bilgisayar devriminin ilk hackerlarının, 1950’lerin sonundan 1980’lerin başına kadar geçen süreçte risk alan, kuralları çiğneyen ve dünyayı yeni ve radikal bir yöne doğru iten bu zeki ve eksantrik şahsiyetlerin izini sürüyor. Bill Gates, Mark Zuckerberg, Richard Stallman ve Steve Wozniak gibi ustalardan edindiği güncel bilgilerle zenginleşen “Hackerlar” kitabı bize ellili yılların bilgisayar araştırma laboratuvarlarından başlayıp, bugünün ilk ev tipi bilgisayarlarına kadar uzanan büyüleyici bir hikâye sunuyor.
Levy, bilgisayar mühendisliği sorunlarına zekice ve alışılmışın dışında çözümler geliştiren bu hayal gücü kuvvetli ve üstün zekâlıların profilini çıkarıyor. Günümüzde de varlığı hâlâ süregelen ve Hackerların Ahlâk Sistemi olarak bilinen ortak değerleri paylaşıyorlar. “Hackerlar” hantal, kartlı bilgisayarlara erişebilmek için türlü numaralar çeken MIT öğrencilerinden, Altair ve Apple II bilgisayarlarını yaratan Kendi Başına Yap (Do-It-Yourself) kültürüne kadar uzanan, günümüz dijital dünyası üzerinde parlak bir iz bırakan yakın tarihin çığır açıcı dönemini inceliyor.”
5. Hacker’ın Aklı, Tamer Şahin, Doğan Kitap
TÜRKİYE’NİN İLK BİLGİSAYAR KORSANI TAMER ŞAHİN’İN ANILARI: “HACKER’IN AKLI”
Pek başarılı sayılamayacak bir lise öğrencisiyken, Türkiye’de henüz yaygınlaşmadığı ve “her eve girmediği” yıllarda bilgisayar denilen mucizevi aygıta merak sararak kısa sürede “uzman bir hacker” haline gelen Tamer Şahin’in kendi anlatımından, yaşam öyküsü ve şaşırtıcı serüvenleri…
Girilemez ve dokunulamaz denilen sistemlere imzasını atan, Bill Gates’e pabucunu ters giydiren, Okan Bayülgen’e “Girmediğin delik kalmamış be abi!” dedirten Şahin, Rus gizli servisi dosyalarından lüks plazalardaki görüşmelere; MİT, JİTEM ve KGB’nin kendisine yönelik yoğun ilgisinden zengin iş adamlarından gelen tehlikeli isteklere kadar, son derece zengin ve renkli bir serüven yelpazesi açıyor okurlarına. Bilgisayarların ve internetin karmaşık dünyasının derinliklerine dalan, akıcı bir anlatıma sahip, son derece rahat okunan bir kitap “Hacker’ın Aklı”.
6. Geleceğin Suçları, Marc Goodman, Timaş Yayınları
• Dünyanın en iyi korunan nükleer tesisi, hiç kimse farkına varmadan nasıl sabote edilir?
• Milyon dolarlık şirketler neden en gizli kayıtlarını halen kâğıt ortamında tutuyor?
• Dünya çapında işlem yapan borsa ve foreks piyasaları hangi yazılımlarla manipüle ediliyor?
• İnternetin derinliklerinde aslında neler gizli?
• Her gün kullandığınız, bağımlısı olduğunuz internet hizmetleri neden bedava?
• Telefonunuza yeni indirdiğiniz oyun neden telefon rehberinize erişmek ister?
• Sanal para ve online oyunlar para aklamada nasıl kullanılır?
• Önümüzdeki günler, hackerların ve kötü amaçlı yazılımların çağı mı olacak?
Geleceğin Suçları, içinde bulunduğumuz dijital çağda bilgisayar teknolojileri nedeniyle ortaya çıkan yeni suç türleri üzerine bir kitap: Siber saldırılar, bilgisayar virüsleri, hackerlar, kötü amaçlı yazılımlar, uluslararası dijital suçlar… Henüz yayımlanmadan en iyi teknoloji, siber güvenlik ve fütürizm kitabı seçilen ve tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından okunan Geleceğin Suçları, bugünün ve geleceğin dünyasındaki en ilginç siber suçların nasıl organize edildiğini ve bu suçların nasıl engellenebileceğini ele alıyor. Teknolojinin karanlık yönünü keşfetmek ve anlamak isteyenler için.
“Geleceğin Suçları, bilgi çağında muhteşem bir risk analizi. Harika bir araştırma. Âdeta bir roman…”
— Harvard Business Review
“Bu kitap bağımlılık yapıyor. Hayal bile edilemeyecek siber suç örneklerini bir dedektif misali araştıran Marc Goodman, müthiş bir iş çıkarmış.”
— The Washington Post
“Teknolojinin karanlık tarafına bir gezi rehberi.”
— New Scientist
“Geleceğin Suçları güvenlik güçleri, üst düzey yöneticiler ve teknolojiyi yoğun olarak kullanan herkes için bir başucu kitabı.”
— Khoo Boon Hui, Eski Interpol Başkanı
7. Google Nasıl Yönetiliyor?, Eric Schmidt & Jonathan Rosenberg, Timaş Yayınları
Dünya ekonomisinin belkemiği haline gelen, internet trafiğinin �’sini yöneten bir şirket düşünün.
2013 yılında 53 milyar dolar ciro yaparken, merkez kampüsün bahçesini düzenlemek için çim biçme makinesi almak yerine 200 keçiyi işe alan bir şirket…
Bir yandan rengarenk ofisleri ile üretkenliği tepe noktasına çıkarmayı hedeflerken diğer yandan robot teknolojisi ve mobil cihazlar üzerinden dünyayı değiştirmeye aday bir şirket…
O şirket, Google.
Peki dünyanın en hızlı büyüyen, en çok beğenilen, en çok konuşulan şirketi Google, nasıl yönetiliyor?
Google’ın iki tepe yöneticisi -İcra Kurlu Başkanı Eric Schmidt ve Ürünlerden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Jonathan Rosenberg- tarafından yazılan ve tüm dünyada çok satan listelerini alt üst eden bu kitap, Google’ın oluşturduğu değerler ve şirket kültürü ile dünya lideri bir kuruma dönüşmesinin hikâyesi.
Strateji, yetenek yönetimi, karar mekanizmaları, iletişim, inovasyon gibi konularda yepyeni yaklaşımlar sunan Google Nasıl Yönetiliyor?, birçok örnek olayla dünya devi bir şirketin nasıl yönetildiğinin ipuçlarını sunuyor.
Yönetim ve pazarlama alanındaki son eğilimleri takip eden, şirketini nasıl büyütebileceğini ve güçlendirebileceğini düşünen, kendi işini kurmayı düşleyen ve kariyer basamaklarını tırmanmak isteyen ve ekip çalışmasına inanan, alanının en iyileri ile beraber gelişmek isteyen herkes için, Google’ın en üst iki yöneticisinin kaleminden, tam bir başucu kitabı.
“İlham dolu bir geleceği bizimle tanıştıracak bir şirket oluşturmak için enerji dolu ve heyecan verici bir başlangıç.” – Publishers Weekly
“Eric Schmidt ve Jonathan Rosenberg, bir şirketin nasıl olup da müthiş yenilikçi, eşsiz bir kültür oluşturduğunu ortaya koymak için perdeleri açıyor!” – Fortune
8. Steve Jobs Olmak, Brent Schlender & Rick Tetzeli, Timaş Yayınları
Dünyanın gelmiş geçmiş en ünlü CEO’larından Steve Jobs hakkında bir sürü kitap yazıldı.
Ama bu kitap hepsinden farklı.
Steve Jobs hakkında efsaneler ve klişeler dilden dile dolaşıyor…
Huysuz, bencil hatta küstah, hırslı ve kindar bir adam.
Peki böyle bir adam, nasıl oldu da vizyoner bir lidere dönüşüp milyarlarca insanın hayatını değiştirecek ürün ve hizmetleri geliştiren ekipleri yönetebildi?
Steve Jobs’ın “uzaktan” fark edilemeyen özellikleri neydi?
Mesela iflah olmaz bir sanatkâr, deli divane bir âşık, çaresiz bir kanser hastası ve çalışkan bir dâhi olarak tanımlanamaz mıydı Steve Jobs?
Organik bahçecilik yapan, astronot olmak için NASA’ya başvuran, Pixar gibi bir şirketi bugünlere getiren, Apple’ı yeniden ayağa kaldıran kişi Steve Jobs değil miydi?
Steve Jobs Olmak, bir başarı hikâyesi değil, bir büyüme hikâyesi…
Steve Jobs Olmak, yıllarca Steve Jobs ile beraber çalışmış Tim Cook, Jony Ive, Eddy Cue, Ed Catmull, John Lasseter, Robert Iger gibi insanların anılarının, Apple, Pixar ve Disney’den üst düzey yöneticilerle yapılan görüşmelerin ve 25 yıl içinde bizzat Steve Jobs ile yapılmış yüzlerce saatlik “kayıt dışı” sohbetlerin, ailesi ve eşinin birebir katkılarının eseri…
Steve Jobs Olmak, gün geçtikçe daha sabırlı bir tutum sergileyen, yakın çevresine güvenmeyi öğrenen ve sadece devrim yaratacak ürünleri hedef almak yerine şirketini adım adım büyütmenin önemini keşfeden bir dâhinin hayat hikâyesi.
“Steve Jobs Olmak inanılmaz bir kitap. Steve ile 25 yıldan fazla beraber çalışmış biri olarak, bu kitabın gerçekten olağanüstü bir insanın olgunlaşmasını ve karakter özelliklerini en doğru şekilde yansıttığını düşünüyorum. Umarım Steve Jobs Olmak, son kaynak olarak kabul edilir.” – Ed Catmull, Disney Animation ve Pixar başkanı
“Sonunda Steve Jobs ile hakkında dünyanın hak ettiği bir kitap. Zekice, doğru, bilgi dolu ve kimi zaman derinden yaralayıcı… Steve Jobs Olmak, çok uzun yıllar boyunca en önemli referans kaynağı olacak.” – John Gruber, Daring Fireball
9. Tüfek Mikrop ve Çelik, Jared Diamond, Tübitak Yayınları
“Neden Avrupalılar Amerika’yı keşfetti de Amerikalılar Avrupa’yı keşfetmedi?” Bu basit sorunun ardında insanlığın MÖ 11.000’den günümüze tarihi gizli. Fizyoloji profesörü Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik’te, aklımıza gelmeyen, geldiğinde çocukça bulduğumuz soruların yanıtlarını araştırırken, tarımın başlamasından yazının bulunuşuna, dinlerin ortaya çıkışından imparatorlukların kuruluşuna, tarihin seyrini belirleyen pek çok önemli adımı ayrıntısıyla inceliyor. İnsan toplulukları arasındaki farklılıkların, eşitsizliklerin nedenlerini, temellerine inmeye çalışarak sorguluyor; günümüz dünyasını biçimlendiren etkenlerin izini sürüyor… Biyoloji, jeoloji, arkeoloji, coğrafya gibi değişik bilim dallarından beslenen, “Batılı” koşullanmalardan arınmış, geleceği gösteren bir tarih kitabı.”
10. Halkın Bilim Tarihi, Clifford D. Conner, Tübitak Yayınları
“Cliff Conner’ın Halkın Bilim Tarihi, bilim tarihine fikir tazeleyen, keyifli, yeni bir bakış sunuyor. Böyle bir eserle daha önce hiç karşılaşmadım; bu kitap tarihe seçkinci önyargılardan arınmış bir bakış açısıyla yaklaşıyor ve yaratıcı bir üslupla sıradan insanların, çalışan insanların bilimin gelişiminde oynadığı rolü anlatıyor. Yeni tarihsel verileri, bizleri şaşırtarak, gelenekselliğin saraylarında bir heyecan dalgası yaratarak sunuyor.”
Howard Zinn
Kepimiz okul kitaplarından öğrendiğimiz bilim tarihine aşinayız: Galileo’nun dünyanın evrenin merkezi olmadığını kanıtlamak için teleskopu nasıl kullandığını. Nevvton’un ağaçtan düşen elma sayesinde yer çekiminini nasıl keşfettiğini, Einstein’ın basit bir denklemle zaman ve uzamın gizemlerini nasıl çözdüğünü biliyoruz. Bu geleneksel cesaret öyküsü, Büyük Fikirleri olan birkaç Büyük Adamı tüm insanlığın karşısında öne çıkarır ve bilimi tamamıyla bunlara borçlu olduğumuzu salıklar.
Oysa Bilim her zaman kolektif bir çabanın ürünü olmuştur. Halkın Bilim Tarihinde ise dikkatler, sonunda, avcı-top-layıcılara, köylü çiftçilere, denizcilere, madencilere, demircilere, halk şifacılarına ve günlük yaşam mücadelesinde var olma çabası içerisinde sürekli doğa ile yüzleşen sıradan insanlara yönelmiştir. Tıp bilimi, okuryazar olmayan antik çağ insanının bitkilerin iyileştirici özelliklerini keşfetmesiyle başlamıştır. Kimya ve metalürji antik çağlarda yaşamış madencilerin, demircilerin ve çömlekçilerin çalışmalarıyla ortaya çıkmış; jeoloji ve arkeoloji de yine madenlerde doğmuştur. Matematik varoluşunu ve, büyük ölçüde, gelişimini binlerce yıl boyunca arazi etütçülerine, tüccarlara, muhasebecilere ve tamircilere borçlu olmuştur. Bilimsel Devrime damgasını vuran ampirik (deneysel) yöntem de, bu yöntemin faydalandığı çok sayıdaki bilimsel veriler de Avrupalı zanaatkarların atölyelerinden doğmuştur.
11. Teknolojinin Evrimi, George Basalla, Doğu Batı Yayınları
“Çoğu kez, bilgisayarın, robotların, uzay gemilerinin ve daha birçok yeniliğin insanların beklentilerini fazlasıyla aşan büyük teknolojik ilerlemeleri olası kılacağı iddia edilir. Ün kazanma veya itibar sağlama amacıyla bu tür iddiaların sık sık kullanıldığına rastlansa bile bu tür eğilimlerin yansıttığı bir şey daha vardır: İnsanlar, teknolojinin yararına teknolojik olabilirlikle oyun oynamaktan büyük haz alırlar.” Teknolojinin Evrimi öne sürdüğü teknoloji tarihi kuramına kültür eksenini temel alarak açıklık getirirken, popüler bilim kitapları arasında da seçkin bir yer ediniyor.”
12. Bilim Tarihi Sohbetleri, Fuat Sezgin, Timaş Yayınları
60 yıllık mesaisini günde 16 saat Bilimler Tarihine ayıran, Müslümanların 800 yıllık gizli kalmış çalışmalarını ortaya çıkaran, 27 dil bilen ve tüm bunlara rağmen 1960 darbesinde147’likler arasında üniversitesinden uzaklaştırılan, İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi’nin kurucusu Prof. Dr. Fuat Sezgin, hayatını, çalışmalarını, eserlerini ve Bilimler Tarihine ilişkin önemli tespitlerini anlatıyor.
• Müslüman bilim adamlarının dünya bilim tarihine katkıları nelerdir?
• Amerika’yı Kristof Kolomb’tan önce kimler keşfetti?
• Dünyanın gerçeğe çok yakın ilk haritası kimlerin eseri?
• İbn-i Sina’nın hangi eseri Aristo’nun adıyla yayınlandı?
• Müslüman bilginler saniyeyi nasıl keşfettiler?
13. Tanınmayan Büyük Çağ, Fuat Sezgin, Timaş Yayınları
İslam Uygarlığının Tanınmayan Büyük Çağını Keşfedin…
Prof.Dr. Fuat Sezgin uzun yıllar süren çalışmaları sonucu ortaya koyduğu bu eserle, İslam dünyasının bilim ve teknoloji alanlarında insanlığın gelişmesine yaptığı katkıları incelemekte, bilim tarihi için yeni bir bakış açısına kapı aralamaktadır. Dünya bilim tarihinde İslam biliminin oynadığı rolü çeşitli örneklerle ele alan bu eser, Batı merkezli bilim anlayışına bir alternatif niteliği taşımakla birlikte, İslam dünyası için de bilim alanındaki büyük başarılarını hatırlatan bir kaynak oluşturmaktadır.
Prof.Dr.Fuat Sezgin, bilim ve teknolojide Müslümanların insanlık kültür mirasına yaptıkları önemli katkıları gözler önüne sererken, Mimarlık, Savaş Tekniği, Tıp, Denizcilik, Kimya, Coğrafya, Geometri, Fizik ve Astronomi gibi alanlarda İslam Dünyası’ndaki gelişmelerin on asırlık tarihini titizlikle inceleniyor. Renkli görsellerle desteklenen, Avrupa merkezci ve oryantalist olmayan bir gözle kültür tarihimize yeniden bakmak isteyenler için kaçırılmayacak prestij bir kitap…
Saklı kalmış geçmişimize bilimsel bilgilerle dopdolu bir yolculuk…
Bilimler historiyografsında inatçı bir şekilde tutuyan, İslam kültür çevresinin bilimler tarihindeki yaklaşık 800 yıllık yaratıcı dönemini görmezden gelen ve böylelikle de modern insanın temel bilim tarihi bakış açısını daha okul kitaplarından başlayarak perçinleyen ele alış tarzı hakimdir. Bu yargı sadece Batı dünyası için değil, aynı zamanda en geniş anlamda, okul kitaplarının Amerikan ya da Avrupalı örneklerine göre şekillendirildiği, günümüz İslam kültür bölgesi için de geçerlidir.
Ümit ederiz ki bu çalışmayla okurlar, “bilimler tarihinin bütünlüğü” düşüncesine ulaşırlar. BU düşüncenin ifadesi şudur: İslam dünyası, geç antik dönem ile Avrupa yakın çağı arasındaki devirde, gelişime en müsait ve etkisi en güçlü kültür sahasıdır ve de eski dünya ile oluşmaya namzet Avrupa arasıdaki yegane gerçek bağdır.
Ve yine ümid ederiz ki bu eser 800 yıl boyunca İslam kültür çevresinde gerçekleştirilmiş olan başarılara yönelik küçümseyici yaygın kanaati değiştirecektir.
14. Cezeri’nin Makineleri, Durmuş Çalışkan, Papersense
“1200 yılı dolaylarında Hasankeyf Artukluları döneminde yaşamış olan Cezeri, elliden fazla dahice makine ve aracın teknolojik tasarımlarını yapmış ve bu makineleri teorik planda bırakmayıp üretmiş ve çalıştırmıştır. Bunların 50 tanesini de Artuklu Sultanı Nasuriddin Mahmud’un isteği üzerine ünlü eserinde açıklamıştır. Bu eserinde Cezeri’nin alçak gönüllü, gülümseyen mizahi üslubuyla ve birçoğu sanat eseri olan göz kamaştırıcı rengarenk resimleriyle karşılaşıyoruz.
Elinizdeki bu kitap ise, Cezeri’nin eserinin çevirisi ve çizdiği resimlerin yanı sıra, makinelerinin tam olarak anlaşılmasına yönelik, geriye bir eksik bırakmayacak şekilde modern çizim ve hesaplarla desteklenmiş olan geniş bir açıklama olarak hazırlanmıştır.
Bu kitabı okurken, Cezeri’nin araç ve makinelerinin ileri bir mühendislik kavrayışının ve yüzlerce belki de binlerce deneyin ürünü olduğunu anlayabileceksiniz. Buna rağmen kitap yalnızca mühendislere hitap eder şekilde yazılmadığı, anlaşılır teknik açıklamalar bulunduğu için ister teori ister uygulama sahasında olsun resimler, kolayca anlaşılabilir şekiller ve hesaplar arasında sıkılmadan gezintiye çıkabileceksiniz. Cezeri bu makineleri gerçekten üretmiş, bütün fonksiyonlarıyla iş görür halde çalıştırmış, üstelik bu çalışmaları sırasında çok sayıda buluşlar yapmış ve mekanik sistemler geliştirmiştir. Siz de Cezeri’nin parlak dehasının birer ürünü olan bu buluşların önemli bir kısmının modern çağlarda birçok mekanik aracın atası olduğuna tanık olacaksınız.
Ortaçağ’da Mezopotamya’nın aydınlığından günümüze uzanan bu mühendislik harikası eser üzerine 100 yılı aşkın bir süredir yapılmış tüm çalışmalardan sonra bu kitapla Cezeri’nin makineleri ve mühendisliği hakkında incelenmeye muhtaç en ufak bir nokta kalmamıştır.”
15. Bir Tayyarecinin Anıları, Vecihi Hürküş, Yapı Kredi Yayınları
“6 Ocak 1896-16 Temmuz 1969 yılları arasında yaşayan Vecihi Hürkuş, Türkiye’nin havacılık tarihinde önemli bir ad. Hiçbir devrin ve hiçbir kimsenin adamı olmayan Vecihi Hürkuş, üstün yetenekli bir pilot, başarılı bir uçak mühendisi, havacılığa âşık bir idareci olarak yaşadı. Kurtuluş Savaşı’na katılmış, Türkiye’nin hem bağımsızlık savaşında hem sivil havacılık tarihinde yer almış Vecihi Hürkuş’un anıları, tarih kitaplarında rastlanamayan gerçekleri de gün ışığına çıkarıyor.”
16. Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen, Tübitak Yayınları
Harvard Üniversitesi’nde fizik ve matematik dersleri veren, Amerikan ABC televizyonunda bilim editörü olarak görev yapan Michael Guillen, Dünyayı Değiştiren Beş Denklem’de, günlük hayatımızı kalıcı bir biçimde değiştiren beş denklemin hem matematiğini hem de öyküsünü anlatıyor. Bu denklemlerin öyküleri bir yandan beş büyük bilim adamının portresini çizerken bir yandan da okuyucuya 17. yüzyıldan günümüze değin bilimin ve bilim-insan ilişkisinin kesintisiz bir tarihsel kaydını sunuyor. Çok soyut gibi görünseler de, etkileri son derece somut olan bu beş denklem, aslında bilimin o meşhur elmadan kötü şöhretli atom bombasına doğru çıktığı yolculuğun beş önemli kilometre taşı…
1. Isaac Newton ve Evrensel Kütleçekimi Yasası
2. Daniel Bernoulli ve Hidrodinamik Basınç Yasası
3. Michael Faraday ve Elektromanyetik İndükleme Yasası
4. Rudolf Clausius ve Termodinamiğin İkinci Yasası
5. Albert Einstein ve Özel Görelilik Teorisi
17. Zamanın Kısa Tarihi, Stephen Hawking, Alfa Yayıncılık
Zamanın Kısa Tarihi 1988 yılındaki ilk basımından bu yana geçen yıllar içerisinde bilimsel yazın alanında bir başyapıt konumu kazandı. Kırk dile çevrildi ve dokuz milyonun üzerinde baskı yaparak dev bir uluslararası ün kazandı. Kitap o dönemde evrenin doğası hakkında öğrendiğimiz en son bilgiler göz önüne alınarak yazılmıştı, öte yandan o günden bu güne hem atom-altı dünyanın hem de büyük ölçekte evrenin gözlem teknolojilerinde olağanüstü ilerlemeler yaşandı. Bu yeni gözlemler Profesör Hawking’in kitabın ilk baskısında yaptığı kuramsal öngörülerin çoğunu doğrulayan nitelikteydi. Bu gözlemlere, evrenin başlangıcından 300.000 yıl sonrasını araştıran ve Hawking’in varlığını ileri sürdüğü uzayzaman dokusundaki kırışıklıkları tespit eden Kozmik Ardalan Kâşifi COBE uydusunun son bulguları da dahildir.
Kaleme aldığı özgün metne kendisinin son araştırmasından ve en son gözlemlerden edindiğimiz yeni bilgileri katma arzusuyla Hawking, kitabının elinizdeki son baskısı için yeni bir önsöz yazmakla kalmadı, aynı zamanda solucan delikleri ve zaman yolculuğuyla ilgili çok etkileyici yepyeni bir bölüm kaleme alarak kitabını güncelledi.
“Canlı ve kışkırtıcı.. Hawking doğal bir öğretmen yeteneğine sahip: kolay anlaşılır yazıyor, mizah katıyor ve günlük yaşamdan örnekler veriyor.” -The New York Times
“Tekerlekli sandalyede oturmasına karşın Hawking’in zihni uzayın sonsuzluğunda her yere ulaşıyor ve evrenin gizemlerini açıklıyor.” -Time
“Usta işi.” -The Wall Street Journal
18. Evrenin Zarafeti, Brian Greene, Tübitak Yayınları
“Bir şey keşfetmenin insanın yeni bir şey görmesi değil de bakışını biçimlendirmesi demek olduğu söylenir. Evreni sicim kuramı tarafından biçimlendirilmiş bir bakışla gören okurlar yeni manzaranın nefes kesici olduğunu görecek. Önde gelen sicim kuramcılarından Brian Greene, çok açık ve anlaşılır bir dille yazdığı bu kitapta okuyucuya nihai kuram arayışının ardındaki bilimsel hikâyeyi ve bilim insanlarının çabalarını anlatıyor. Sicim kuramı, yazarın da gayet canlı bir biçimde anlattığı gibi evrenin öyle değişik bir görüntüsünü ortaya çıkarıyor ki, fizik dünyası hâlâ bu şokun dalgalarının etkisi altında. Heyecan verici ve çığır açıcı fikirlerin, örneğin uzayın dokusunda gizli yeni boyutlar, temel parçacıklara dönüşen kara delikler, uzay-zamanda yarıklar ve delikler, birbirlerinin yerine geçebilen çok büyük ve çok küçük evrenler ve bunlar gibi birçok başka fikrin, günümüzde fizikçilerin üstesinden gelmeye çalıştığı bazı sorunların çözümünde çok önemli bir yeri var. Evrenin Zarafeti bu konuda yapılan keşifleri ve hâlâ çözülememiş gizemleri, durup dinlenmeden uzayın, zamanın ve maddenin nihai doğasını araştıran bilim insanlarının yaşadığı coşkuları ve hayal kırıklıklarını yetkinlik ve incelikle bize aktarıyor. Brian Greene akıllıca kullandığı benzetmelerle, fizikte bugüne kadar ele alınmış kavramlardan en karmaşık olanlarını gerçekten de eğlendirici bir anlatımla okuyucu için kavranabilir hale getiriyor ve bizi evrenin nasıl bir işleyişi olduğunu anlamaya daha önce hiç olmadığı kadar yaklaştırıyor.”
19. Big Bang ve Tanrı, Caner Taslaman, İstanbul Yayınevi
“Big Bang teorisi, felsefe ve dinler açısından hangi sonuçları doğuruyor? Tanrı var mı? Tanrı’nın varlığı bilimsel verilerle ve akılcı delillerle ispatlanabilir mi? Evren, bilimsel kurumlar, evrensel tüm oluşumlar, bütün canlılar ve biz; tesadüfen mi oluştuk, yoksa bilinçli bir yaratılışın ürünleri miyiz? Bütün bu soruların cevapları, bu kitabın ilgi olağını oluşturmaktadır.
Evren hakkında ne düşündüğümüz gerçekten de önemlidir. Evren hakkındaki görüşümüz, evrenin bir parçası olan kendimiz hakkındaki görüşümüzü de belirlemektedir. Bu kitapta, hem fizik ve astronomi bilimleri, hem felsefe, hem de ilahiyat alanına girilmekte; bütün bu ayrı alanlardaki bilgi birleştirilmekte ve bu alanların arasına örülmüş duvarlara karşı çıkılmamaktadır.”
20. Kuantum Teorisi Felsefe ve Tanrı, Caner Taslaman, İstanbul Yayınevi
“Kuantum teorisi evren anlayışımızda hangi köklü değişiklikleri yapmıştır? Kuantum teorisine dayanılarak ‘doğanın teolojisi’ nasıl yapılabilir? Bu teorinin ortaya konulmasının sonucunda Kant’ın, Spinoza’nın, Leibniz’in felsefelerinde hangi düzeltmelerin yapılması gerekmektedir? Teolojik fikirler arasındaki tercihte bilimin rolü nedir? Metafizik tercihler, kuantum teorisi’nin yorumlanışında ne tür farklar oluşturmaktadır? Tamamlayıcılık İlkesi ve Belirsizlik İlkesi hangi farklı şekillerde anlaşılabilir? Bu teoriyle ortaya çıkan indeterminizm ontolojik mi, epistemolojik midir? Evrende ‘ontolojik şans’ var mıdır? Bohr’la Einstein arasındaki tartışmanın galibi kimdir? Schrödinger’in kedisiyle ne anlatılmak istenmiştir? Doğa yasalarının ontolojik statüsüne ne gibi farklı yaklaşımlar vardır? Tanrısal etkinlik, kuantum belirsizliklerinin belirlenmesi olarak değerlendirilebilir mi? Kuantum teorisi, mucizeler, özgür irade ve kötülük sorunu hakkında binlerce yıldır yapılan tartışmalara yeni açılımlar getirebilir mi? Bunlar ve benzeri daha pek çok soruya bu kitapta cevap veriliyor. Kuantum teorisinin felsefi ve teolojik açıdan ele alınmasını önemli bulanlara bu kitabı mutlaka tavsiye ediyoruz.”
21. Köpeğinize Kuantum Fiziğini Nasıl Öğretirsiniz?, Chad Orzel, Aylak Kitap
Kuantum fiziği herhalde en ilginç, en gizemli bilimsel konudur; sevimli bir köpekle yapılan Sokratik bir tartışmanın onun örtüsünü kaldıracağını kim bilebilirdi?
Cory Doctorow
Orzel’in kuantum fiziğine mizah dolu yaklaşımı nefis; Emmy de bu son derece gizemli mevzunun incelikleri hakkında hepimizin sormak istediklerini soran mükemmel bir köpek.
Jennifer Oullette
Bu küçük çekici kitap modern bilimin en tuhaf ve en önemli konularından birini öğrenmenin en eğlenceli yolu.
William D. Phillips, 1997 Fizik Nobel Ödülü sahibi
Chad Orzel ve sevgili köpeği Emmy sayesinde nihayet Heisenberg kesinsizlik ilkesini anladım! Emmy’nin herhalde benden daha çabuk kavradığı kritik önemdeki diğer fikirlerin lafını bile etmiyorum. Köpeğinize Kuantum Fiziğini Nasıl Öğretirsiniz, modern fizik hakkında en ufak bir fikri olmayan insanlar için bile bir lütuf.
Spencer Quinn
22. Fizik ve Gerçeklik, Şakir Kocabaş, Küre Yayınları
Batı bilim geleneği; eski Yunan düşüncesinden gelen temel kavramlar, mantık ve geometri ile ortaçağda müslümanların geliştirdiği cebir, trigonometri ve deney, gözlem ve ölçmeye dayanan araştırma geleneği üzerine kurulup gelişmiştir. Eski yunan düşüncesinin temel kavramları üzerine gelişen batı bilim anlayışı, bilim ve gerçeklik arasındaki ilişkiyi ihmal ettiği için bugün ciddi teorik ve felsefi meselelerle karşı karşıya kalmaktadır. Relativite ve kuantum teorileri, içlerinde taşıdıkları çözülemeyen kavramsal çelişkiler yanında, yarım yüzyılı aşan bütün çabalara rağmen birleştirilemiyor. Bu çelişkiler çağımızın bazı seçkin fizikçilerini, bir ömür boyu inceledikleri tabiatı “saçma” ve “anlamsız” olarak vasıflandırma noktasına kadar getirmiştir. İşte bu yüzden mevcut bilim anlayışının mutlak bir alternatifinin geliştirilmesi gerekmektedir. Elinizdeki kitap, günümüz bilim anlayışının kavramsal temellerini sorguluyor ve yeni bir bilim anlayışının ilk işaretlerini sunuyor.
23. Yönteme Karşı, Paul Feyerabend, Ayrıntı Yayınları
“Feyerabend ölümüne iki yıl kala gözden geçirip ekleme ve çıkarmalar yaparak altına yeniden imza attığı bu önemli kitabında bilimi sorguluyor. Bilgibilimsel, yöntembilimsel, sosyolojik… sorular soruyor. Sarsıcı, hatta yıkıcı sorular bunlar.
Dünyayı anlama ve anlamlandırma biçimlerinden biri olan bilimin, modernizmle birlikte oturduğu iktidar koltuğunu tartışıyor. Bilim tek yol mudur? Batı biliminin henüz tam olarak nüfuz etmediği kültürler ve zamanlarda yaşayanlar, hayatın önlerine koyduğu sorunları aşıp ayakta kalmamışlar mıydı? Daha sonra da kalamazlar mıydı? (Bu soruya bugün, yani onların öz kaynakları ve kültürleri tahrip edilmişken olumlu yanıt vermek zordur belki. Soru, bunun kimin eseri olduğudur…) Bilimi “Bilim” yapan, yani bilimin söylediğini tek doğru derecesine yükselten, bunun böyle olduğuna bizi ikna eden nedir? Akla yatkınlığı mı? Deneyle ispatlanabilir olması mı? “İyi” sonuçlar alması mı? Kısaca bilimin yöntemini; akılcılığı, onun kullandığı araçları sorgulayarak ezberimizi bozuyor Feyerabend. Peki Batı biliminin, “akılcılığı” yöntem olarak kullanmaktan başka şansı yok mudur? Elbette vardır: Bilimsel devrimler söz konusu olduğunda yani paradigmanın değişikliğe uğradığı sıçrama anlarında, “akılcılığın” nasıl ihlal edildiğini tarihsel örneklere (Galileo örneğinde olduğu gibi) dayanarak gözler önüne seriyor Feyerabend.
İnsanların zihinlerinden başlayıp eğitim kurumlarında, üniversitelerde kurduğu hegemonya ve bütçeden kendisine ayrılan paylardaki ağırlığıyla rakipsizliğini pekiştiren bilim, kamuyu ilgilendiren uygulamalarında bile kimseye hesap vermeyen despot tavrını sürdürmeli midir? Konunun uzmanı olmayanların hiçbir söz hakkının olmadığı yerde demokrasiden söz edilebilir mi? Diğer bilme biçimlerini elinin tersiyle bir kenara atan bilim, kendi dışından gelebilecek taze kandan da yoksun kalmaz mı?
Feyerabend, en emin olduğumuz, sorgulamadan kabul ettiğimiz, üzerine koca bir zihniyet dünyası kurduğumuz şeyleri çok temelden sabote ediyor. Bilimsel üretim yapanlar ve bilimle herhangi bir düzeyde ilgilenenler bu bilgi anarşistinin kucağımıza bıraktığı sorulardan kaçamazlar.”
24. Bilimsel Devrimlerin Yapısı, Thomas S. Kuhn, Kırmızı Yayınları
Bilimsel buluşların mantıksal yapısı nedir? Ne tür kurallara ve kavramsal araçlara gerek vardır? Bu araçlarla üretilen bilginin sürekli ileriye, daha doğru olana gittiğini nereden bilebiliriz? Birbirine zıt bilimsel açıklamaların hangisinin daha geçerli olduğunu belirlemek için ne gibi ölçütlere sahibiz?
Daha çok bilim felsefesi alanına giren bu sorulara yanıt ararken zorunlu olarak bilimin tarihsel bir süreç olarak nasıl geliştiği ve ne tür koşullarda üretildiği sorularının da yanıtlanması gerekir. Kuhn’un, bilim tarihinin kesintisiz bir bilimsel birikimin sonucu olarak değil; aksine, bilgiyi büyük kesintilere, hatta kopmalara uğratan devrimci dönüşümlerle geliştiğini gösterdiği “Bilimsel Devrimlerin Yapısı”; yayınlandığı 1962 yılında bilim tarihi, bilim felsefesi ve bilim sosyolojisi alanlarında bir bomba etkisi yaratmış ve o tarihten bu yana çağdaş bilim ve felsefe dünyasının temel klasiklerinden biri olarak kabul edilmeye başlanmıştır.
Batı düşünce tarihinin temelinde yatan ampirist bilim geleneğini, bilim tarihindeki büyük dönüşüm ve devrimleri sorgulayan Kuhn; bilimsel ilerlemenin temel dayanağı olduğu iddia edilen ampirist bilgi kuramının bir gereği olarak bilimin tarihini de kendilerine göre yeniden yazanlara karşı, aynı tarihe bakarak bambaşka bir ilerleme yapısının ve bambaşka felsefi sonuçların oluşturulabileceğini kanıtlamak çabasındadır ve “Bilimsel Devrimlerin Yapısı” bu çabanın ürünüdür.
Yorumlar 0